|
KONYA İLİNİN TANITIMI |
|
KONYA |
|
Konya, adını binlerce yıl sürdüren nadir
şehirlerden biridir. Türkler'in
Geç-Bizans döneminde İkoniumdan Türkçeleştirdikleri Konya adı, tarih
kaynaklarında küçük farklarla Conium, Conia, Coane veya Cogniye olarak
geçmektedir. İslam eserlerinde Kuniye olarak yer alan şehrimizde
Anadolu'nun fethinden itibaren Türkler 1928'lere kadar devam eden
imlasıyla yani Qonya/diye isim vermişler ve bu adla anmışlardır.
|
 |
|
İslam dininin tesiri altında meydana gelen bir
efsaneye göre, Konya adının anlamı şöyle izah
edilir. |
|
Doğudan gelen iki veli, rüzgar hızıyla uçar gibi
Anadolu içlerinde ilerlemektedir. İlk
hareketinden beri epeyce yol Katetmişlerdir.
|
|

|
Yemyeşil ovaları, şırıl şırıl pınarları, berrak akan ırmakları bulunan bir yere gelince istirahat
etmek isterler. Biri diğerine "Konalım mı?" (Konaklayalım mı=) diye sorar.
Diğeri böyle bir teklif beklemektedir sanki; "Ne duruyorsun kon, ya!"
Bunun üzerine iki veli burada konaklayarak sonrakilere örnek
olurlar. |
|
Böylece
burada kurulan yeni İl "Konya" adıyla
tanınır,"Konya" adıyla bilinir. |
|

|
Kuzeyden Ankara, batıdan Isparta, Afyon, Eskişehir,
güneyden İçel-Karaman-Antalya, doğudan Niğde-Aksaray illeri ile çevrili olan
Konya, 38.257 km2’ lik bir yüzölçümüne sahip olup, denizden
1080 m. yükseklikte bulunmaktadır. Ülke topraklarının yaklaşık olarak % 5’ini
kaplayan Konya , yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük ilidir.
|
|
İç Anadolu Bölgesinde yer alan ilimizin 31 ilçesi,
174 kasabası ve 612 köyü bulunmaktadır. |
|
|
|
ANTİK
KENTLER |
|
|
ÇATALHÖYÜK |
|
Çatalhöyük,
Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10
km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı
yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir.
Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sıfatını almıştır.
Çatalhöyük 1958 yılında J. Mellaart tarafından
keşfedilmiş, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı
yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan
araştırmalar neticesinde, 13 yapı katı açığa
çıkarılmıştır. En erken yerleşim katı (1) ise M.Ö.
5500 yıllarına tarihlenmektedir. Stil kritiği yolu
ile yapılan bu tarihleme, C 14 metodu ile de
doğrulanmış bulunmaktadır. İlk yerleşme, ilk ev
mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün
buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir
merkezdir. |
|
Çatalhöyük'teki yerleşimin, yani şehirciliğin en iyi
bilinen dönemi 7. ve 11. katlardadır. Dörtgen
duvarlı evlerin duvarları
birbirine bitişiktir. Ortak duvar yoktur, her evin
kendi müstakil duvarı vardır. Evler ayrı ayrı
planlanmış ve ihtiyaç duyulunca yanına başka bir ev
yapılmıştır. Evlerin bitişik duvarları nedeniyle
şehirde sokaklar mevcut değildir. Ulaşım düz damlar
üzerinden olmaktadır. Şehri sınırlayan ve koruyan
sur duvarları niteliğinde herhangi bir buluntuya
rastlanmamıştır. Bina yapımında kullanılan malzeme
kerpiç, ağaç ve kamıştır. Evlerin temel derinlikleri
azdır. Duvarlar arasında ağaç dikmeler vardır. Bu
dikmeler üzerine gelen kirişler düz tavanı
taşımaktadır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine
sıkıştırılmış kil topraktır. Evler tek katlı olup,
eve giriş damda açılan bir delikten merdivenle
olmaktadır. Her ev bir oda ve bir depodan oluşur.
Odaların içinde dörtgen ocaklar, duvarların ön
kısımlarında taban döşemesinden yüksekliği 10-30 cm.
arasında değişen sekiler ve duvar içinde dörtgen
nişler bulunmaktadır. Duvarlar sıvalıdır, sıva üzeri
beyaza boyandıktan sonra sarı, kırmızı ve siyah
tonlarda resimler yapılmıştır. Kutsal odalar diğer
odalara nazaran daha büyüktür. Bu evlerin içindeki
duvar resimleri yanında ise orijinal boğa başı, koç
başı ve geyik başlarının sıkıştırılmış kil ile
konserve edilmiş trofeleri duvarlara aplike
edilmiştir. Bunların yanında rölyef halinde insan
figürleri ile hayvan figürleri de görünmektedir.
Çatalhöyük'te duvar resimleri en erken 10. en geç
11. tabakada bulunmuştur. En güzel ve gelişmişleri
ise 7. ve 5. tabakalara aittir. Bu resimler
paleolitik insanın mağara duvarlarına yaptığı
resimlerin bir gelenek olarak devamıdır. İnanç
olarak avın bereketi için yapılan resimlerdir. Geç
döneme doğru duvar resimlerinde ev sahnelerinin
azaldığı ve kuş motifleri ile geometrik desenlerin
ortaya çıktığı görülür |
|
Duvarlara
resmedilmiş olan akbabalar tarafından parçalanan
başsız insan figürlerinin ölü gömme adetleri ile
ilgili olduğu sanılmaktadır. Akbabalar tarafından et
kısmı yenerek temizlenen kemikler toparlanarak
hasırlardan yapılmış bir örtüye sarılır ve ev
içindeki şekillerin altına gömülürdü. Şekiller
altında yapılan araştırmalarda çok sayıda iskelet
ortaya çıkarılmıştır. Ölü hediyesi olarak kemikten
yapılmış aletler, renkli taşlar, kesici aletlerden
taştan baltalar, deniz kabuğundan yapılmış boncuklar
konmuştur. Çatalhöyük kazısında ele geçen
heykelcikler bize ana tanrıça kültürünün (tapınma)
başlangıcı ve zamanın inançları hakkında özgün
bilgiler vermektedir. Pişmiş toprak ve taştan
yapılmış bu heykelcikler 5 ila 15 cm. arasında
değişen büyüklüktedir. Şişman, iri göğüslü, büyük
kalçalı ve zaman zaman doğum yapar vaziyette tasvir
edilmişlerdir. Bu özellikleri bolluk ve bereketi
temsil etmeleri nedeniyledir. Çatalhöyük'te ele
geçen alet ve malzemelerin hemen hepsi taş, pişmiş
toprak, baltalar, sığ tabaklar, yüksek kabartma
bereket tanrıçası motifleri ile süs eşyası olarak
kullanılan bilezik ve kolyelerdir. Pişmiş topraktan
iri taneli hamura sahip, çarksız siyah ve kiremit
renkli kaplar ve çanaklar bulunmuştur. Ayrıca ana
tanrıça ve mukaddes hayvan figürü de pişmiş
topraktan yapılmıştır. Kemikten yapılmış kesici ve
delici aletler ile obsidyenden yapılmış mızrak ve ok
uçları Çatalhöyük'te kullanılan en önemli
malzemelerdir. |
|
Çatalhöyük'te 1996 yılına kadar kazı yapılmamış; bu
yıldan itibaren İngiliz Arkeoloji Enstitüsü
tarafından Ian Hodder başkanlığında kazılara devam
edilmiştir. Kazı buluntuları Konya Arkeoloji
Müzesi'ndedir. Bunların bir kısmı teşhir edilmiş,
diğerleri ise depolarda koruma altına alınmış
durumdadır.
|
|
|
 |
KİLİSTRA ANTİK KENT |
|
Kilistra Antik Kenti Konya'nın 34 km. güney
batısındaki Hatunsaray Bucağının 16 km. kuzey
batısındaki Gökyurt Köyü sınırları içerisinde yer
almaktadır. Yapılan çalışmalarda M.Ö. III. y.y.
kadar yerleşim olduğu anlaşılmıştır. Listradan
(Hatunsaray) gelip Mistiya'ya Beyşehir'e doğru devam
eden tarihi kral yolu (Vig Seboste) üzerinde yer
almaktadır. Kilistra Antik kentinin M.S. 7. y.y. da
Kapadokya benzeri yumuşak kayaların oyulması ile bir
çok kaya yerleşmesi oulsturulmustur. 1998 yılında
giderleri İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından
karşılanmak üzere Konya Müze Müdürlüğü adına yapılan
kurtarma kazısı çalışmalarında, Haç Planlı Sapel,
Sümbül Kilise, Büyük Su Sarnıcı ve Sirahanelerde
temizlik, restorasyon, çevre düzenlemesi
yapılmıştır. Haç Planlı Sapel iç ve dışı yekpare
kaya oyuğu olması nedeniyle esine az rastlanan
nitelikte olup M.S. 8. y.y.'a aittir. |
|
Sümbül Kilisede M.S. 8. y.y'a ait olup devrini
yansıtan süslemelerle Bizans Devrine ait Büyük Su
Sarnıcı ise karşılıklı yekpare kayaya oyulmuş dörder
payeye oturan 3 nefli plan gösterir. |
|
Çiftli Sirahane ise karşılıklı yekpare iki kay içine
oyulmuş çevresi ise bir kompleks halindedir. Doğu
Sirahane'nin giriş kapısı eşiğinde M.Ö. I. yy'la ait
kentin adini veren bir yazıt bulunmuştur. Bizans
devrine ait kaya oyuğu iki ev ortaya çıkartılmıştır.
|
|
Kilistra antik kenti oldukça geniş alana yayılmış
kaya oyuğu yerleşmeleri seklindedir. Gelecek yıllar
yapılacak kazı ve temizlik çalışmaları buranın
Ürgüp, Göreme gibi turistik bir yer olmasını
sağlayacaktır. |
|
|
SİLLE AYA-ELANA KİLİSESİ |
 |
|
Sille, Konya İli, Selçuklu İlçesine bağlı kent
merkezine 7 km. uzaklıkta bir yerleşim yeridir. |
|
İsa'nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmparatoru
Constantin'in annesi Helena, Hac için Kudüs'e
giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk
Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş,
Hıristiyanlara Sille'de bir mabede yaptırmaya karar
vermiştir. |
Mihail Arhankolos adına bu kilisenin temel atma
töreninde bulunmuştur. Kilise asırlar boyu onarımlar
görerek günümüze kadar gelmiştir.
Kilisenin iç kapısının üstünde Yunan harfleriyle
yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi
hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833
tarihlidir. Ayni kitabenin üzerinde ise kilisenin
dördüncü tamiratının Sultan Mecit döneminde
gördüğünü belirten üç satirlik bir kitabe daha
bulunmaktadır. |
|
Kilise düzgün kesme Sille Taşı ile yapılmıştır.
Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır.
Kilisenin kuzeye açılan kapısından dis nartexe
girilir. Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü
tas merdivenler yer almaktadır. Kilisenin ana
kubbesi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç
şahinlidir. Kilisenin içerisinde ahşaptan içerileri
alçı süslü bir vaaz kürsüsü ile apsidle ana mekanı
ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir.
Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. Isa,
Hz. Meryem ile havarilere ait resimler
bulunmaktadır. |
|
|
|
ANITLAR |
|
|
EFLATUNPINAR |
|
Eflatunpınar, Hititler döneminde kurulmuş
kutsal Hitit Anıtıdır. Beyşehir'e 22 km.
mesafededir. Anıt, göğü taşıyan ve yerle gök
arasında ilişki kuran Tanrıları tasvir
etmektedir. |
|
FASILLAR
ANITI |
|
Dünyanın en büyük kaya anıtlarından
biridir. Fasıllar Anıtı, tanrıyı bir dağ
tapınağında iki arslan arasında gösterir.
|
|
EFLATUNPINAR
HİTİT ANITI |
|
Konya- Beyşehir ilçesindedir.
Anıt bir su kaynağının kenarında dikdörtgen
taşlar üzerinde kabarmalardan oluşmaktadır. Niteliğini koruyan kabartmalar ön kısımda 14
adet taş bloklar üzerine oyulmuştur.
|
|
İVRİZ
KABARTMASI |
|
Halkapınar ilçesinde
İvriz köyündedir.Hititler tarafından yapılmış
bir kabartmadır. |
|
|
SARAY VE
HANLAR |
|
 |
KUBAD-ABAD
SARAYI |
|
Beyşehir gölünün güneybatısında yer
almaktadır. 1226- 1236 yıllarında
yaptırılmıştır. Türk Saray Külliyesinin en eski
örneğidir.
|
|
ZAZADİN
HAN |
|
Konya-Aksaray yolunun 25.
km.dedir. 1236 yılında yapılmıştır.
|
|
HOROZLU
HAN |
|
Konya-Beyşehir yolu 44 km.dedir. Kışlık
ve yazlık olarak iki tipte yapılmıştır.
|
|
OBRUKHAN |
|
Konya-Aksaray yolundadır. Tipik bir
Selçuklu Hanıdır.
|
|
|
|
CAMİLER,
TÜRBELER, KİLİSELER |
|
 |
|
Mevlana Türbesi Ve Dergahı (Merkez) ,
Selçuklu Köşkü, Sahip Ata Külliyesi (Merkez),
Sırçalı Medrese, Karatay Medresesi, Hasbey
Dar-ül Huffaza, İnce Minareli Cami Ve Medrese
(Merkez), Aziziye Cami (Merkez), Selimiye Cami,
Eşrefoğlu Cami (Beyşehir) Konya'nın önemli cami
ve medreseleridir. |
|
Konya'da bulunan
türbelerden bazıları Sultanlar Türbesi , Emir
Nureddin Kümbeti ,Gömeç Hatun Kümbeti ,Hürrem
Paşa Türbesi , Murad Paşa Kızı Türbesi ,Sinan
Paşa Türbesi , Nasreddin Hoca Türbesi'dir. |
|
|
|
KORUNAN
ALANLAR |
|
 |
|
Beyşehir Gölü Milli Parkı
|
|
Konya Tabiat Anıtları |
|
Kocakoru
Ormanı Tabiat Parkı |
|
Akgöl Tabiatı Koruma
Alanı |
|
|
|
KUŞ GÖZLEM
ALANI |
|
 |
|
Akgöl Tabiatı Koruma
Alanı
Akşehir ve Eber Gölü, Çavuşcu Gölü, Uyuz Gölü,
Samsam Gölü, Kozanlı Gökgöl, Kulu Gölü, Ereğli
Sazlığı, Karapınar Ovası, Beyşehir Gölü, Suğla Gölü,
Hotamış Sazlığı, Bolluk Gölü, Tersakan Gölü ve Tuz
Gölü Kuş Alanları Konya İli sınırları içinde
bulunmaktadır. |
|
Akşehir ve Eber Gölü, Çavuşcu Gölü, Uyuz
Gölü Konya Kapalı
Havzası |
|
|
|
MESİRE
YERLERİ |
|
 |
MEKEK
KRATER GÖLÜ |
|
Karapınar ilçesine 8 km mesafede çift
volkan patlaması ile oluşmuş bir krater gölüdür.
Bu özelliği zeminde olmasından dolayı jeolojik
açıdan oldukça ilgi çekicidir. Ayrıca bölgede
Acıgöl, Çırak Göl ve Meyil Gölü adında bir çok
krater bulunmaktadır. |
|
YERKÖPRÜ
ŞELALESİ |
|
Hadim İlçesindedir. Şelale olmasının
yanında bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği
bilinmektedir. |
|
|
|
MAĞARALAR |
|
 |
Konya ilini önemli
mağaraları; |
|
Balatini Mağarası, |
|
Körükini Mağarası,
|
|
Büyük Düden Mağarası'dır |
|
|
|
SPORTİF
FAALİYETLER |
|
 |
BİSİKLET TURLARI |
|
Kentin ve civarının coğrafi yapısından
dolayı bisiklet sporu gelişmiş durumdadır. Halen
5-9 Eylül tarihleri arasında ilde uluslararası
Mevlana Bisiklet Turu adı ile uluslararası
yarışmalar yapılmaktadır. |
|
AVCILIK |
|
Beyşehir, Seydişehir, Hadim, Taşkent,
Ilgın gibi dağlık ve ormanlık bölgelerinde av
turizmi (yabancı ağırlıklı) yapılmaktadır. |
|
|
|
YEMEKLERİ |
|
|
* Et Yemeklerinden,
Fırın Kebabı, Etliekmek,Çullama, iki bıcak arası
ciğer, Topalak Köfte, |
|
* Ekşili Kabak, Yumurtalı Kabak, Zülbiye (Papaz
Yahisi), Patlıcan Bayıltan, Lahana Kapaması,
Patlıcan Böğürmesi, Çöpleme |
|
* Böreklerden Peynirli Kıymalı Börek, Kıkırdaklı
Börek, Tandır Saç, Su, Sedirler ve Tatar
Böreğini geleneksel yemekler arasında
sayabiliriz. |
|
* Çorbalardan Tayga,
Mercimekli Oğmaç, Arapaşı,Tandır, Bamya,
Süt,Tutmaç ve Erişte Çorbası
|
|
|
MÜZELER |
|
 |
 |
 |
 |
Mevlana Müzesi |
Arkeoloji Müzesi |
Çini
eserler Müzesi |
MezarAnıtları Müzesi |
 |
 |
 |
 |
Etnografya Müzesi
|
Ereğli Müzesi
|
Atatürk Müzesi
|
Taş Ahşap E. Müzesi |
|
| |