|


 |
|
Konya Emniyet Müdürlüğü
|
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİĞİ |
|
|
|
Neden Beyin Fırtınası? |
Neden
beyin fırtınası yapıyorum.. zorluyorum beynimi.. aynı dağda
özgürce koşarak büyüyen bir atın, ansızın bir çiftliğe
kapatılıp ta oradan çıkmak istediği gibi beynimden cümleler
çıkıvermek istiyor… yani beynimin içinde fırtınalar kopuyor…
çok söyleyip te az iş yapan bir toplumun içinde bulunmanın
talihsizliğini yaşarken, işe yarayacağını düşündüğüm bir
şeyler yapmanın keyfini yaşıyorum… beyin fırtınası
yapıyorum…
beyin fırtınası dedikleri şey tam da bu olsa gerek…
aklımızdan geçen şeylerin şekillenmesi ve söylentiden öteye
geçemeyen fikirlerin ortaya konup davranışa dönüştürülmesi…
gerçi ansiklopediyi açıp baksanız belki de başka başka
tanımlar bulursunuz ama bir psikolojik danışman olarak ben
böyle tanımlıyorum beyin fırtınasını…
Çinliler balıklara düşkün bir millet… birazda nüfusun
fazlalığından olsa gerek sahillerinde balık kalmıyor. ister
istemez daha uzaklara açıklara açılıyorlar. denizlerin en uç
noktalarından balık getirmeye çalışıyorlar ama ta uzaklardan
gelen balıklar ister istemez taze olmuyor.. bunu önlemek
için gemilere soğuk hava depoları yapıyorlar.. ama yinede
balığın tadı kaçıyor…
bu sefer gemilere havuz yapıyorlar… denizden tuttukları
balıkları dolduruyorlar havuzlara…
ama yine olmuyor… dar havuzlarda sıkışıp kalan balıklar az
hareket ettiklerinden dolayı yine de eski tadında
olmuyorlar…
çinliler ne mi yapıyorlar? çok ilginç bir çözüm buluyorlar…
bu havuzları balıklarla doldurduktan sonra havuza küçük
köpek balığı koyuyorlar.. köpek balığından kaçmaya çalışan
diğer balıklar ister itemez çok hareket ediyorlar ve eski
tazeliklerini koruyorlar…
bu olaydan çıkartılacak hikaye tam da BEYİN FIRTINASI bana
göre.. her insanın beyninde bir küçük köpek balığı olsun ki
o beyin hiç durmasın uyuşmasın hep taze kalsın..
belki de eğitimimizde en büyük eksiklik bu.. hiç düşünmeyen
hareket etmeyen her şeyi ezberlemeye çalışan bir beyne mi?
sahibiz acaba? |
|
Beyin Fırtınasına Genel Bir Bakış |
İnsanların
doğuştan yaratıcı oldukları ya da olmadıkları ve doğuştan
yaratıcı olmayan bir insanın sonradan yaratıcı olamayacağı
düşüncesi artık terk edildi.Bu konuda bireysel farklılıklar
olabileceği ve uygun yönlendirmelerle yaratıcılığın
geliştirilebileceği düşünülüyor.
Eğitimciler ve psikologlar,çocuklara ve gençlere uygun
öğretim yaşantıları sunulduğunda,uygun koşullar
yaratıldığında ve uygun teknikler kullanıldığında
yaratıcılığın öğretilebilir olduğuna inanıyorlar.
Yaratıcılık konusuyla çok ilişkili olan alternatifli düşünme
ve problem çözme becerilerinin de yaratıcılık gibi
geliştirilebileceğine inanan görüşeğitim psikoloğu Paul
Torrance'a ait.
Paul Torrance öğrencilere,sorunlara yeni çözümler üretebilme
yollarının verilebileceğine,buna dayalı olarak da onların
risk alabilmek ve özgün üretimlerde bulunmak gibi
becerilerinin geliştirilebileceğine inanıyor.
Tabii ki kalıplaşmış öğretim programları çerçevesinde
yaratıcılığın geliştirilmesine olanak yok.Psikologlar ve
eğitimciler yaratıcılık adı altında bir dersle haftada bir
kaç saat bu konu üzerinde çalışmanın da yeterli olacağına
inanmıyorlar.Onların savunduğu yaratıcılığı geliştirecek
çalışmaların her alana yayılmasının gerektiği ve öğretim
programları yürütülürken alternatifli düşünmeye olanak
tanıyacak uygulamalara zaman ayırmanın zorunluluğu.
Öğrencinin pasif kaldığı yani sırasında oturup yanlızca
dinlemek ve öğretmenin sorularınadoğru yanıt vermek, ara
sıra da verilenlerden sınav olmakla yükümlü olduğu sınıf
ortamında, düşünce açıları geniş olan, alternatifli
düşünebilen sorunlara yeni çözümler getirebilen, yaratıcı
geçlerin yetişeceği düşünülemez.Yaratıcı gençler
yetiştirebilmek için eğitimcilerin;öğrencilerin zihin
sınırlarını zorlayabileceği sınıf ortamları yaratmaları
gerekmektedir.
Yargılanacağından çekinen,düşüncelerine güleneceğini
düşünen,öğretmenin yanlızca doğru yanıt beklediğine
inandırılmış olan bir gencin yaratıcı olmasına olanak
yoktur.
Yaratıcılık insan yaşamının her alanında uygulanabilecek bir
beceridir.İş dünyasının bir çok alanı yaratıcılık
gerektirdiğinden işyerleri elemanlarının yaratıcılığını
geliştiren uygulamalar yapma yolunda çalışmalar yürütüp,bu
konuya emek harcıyorlar.Bu emeğin karşılığı üretimin
artması;çünkü yaratıcılık üretimi ve üretimdeki çeşitliliği
artırıyor.
İş alanlarında kullanılan yaratıcılığı geliştirme
tekniklerinden biri de "Beyin fırtınası estirme" uygulaması
kolay ve kuralları basit bir yöntem olduğu kadar, insan
zihninin sınırlarını zorlayan,düşünce sistemlerinde yeni
açılımlar yaratan bir uygulama.Özellikle reklam endüstrisi
gibi,ancak yeni fikirlerin başarıyı getirdiği iş alanlarında
kullanılan bu teknik grup halinde uygulanıyor.Grup üyeleri
bir lider tarafından biraraya getiriliyor.Ve verilen konu
üzerinde fikir geliştirmek ya da bir soruna çözüm getirmek
üzerine yönlendiriliyor.Fikirlerin ya da çözümlerin saçma ve
acayip olması ise tercih nedeni.
Grup ürettiği fikir ve çözümleri birbiriyle paylaştığı
sırada,bunlar üzerine yargılama yapmak
ya da alay etmek gibi yeni fikirlerin üretimini engelleyici
davranışlar yasaklanıyor
Böylece grup üyelerinin kaygı ve endişe gibi duygusal
etmenlerin engelleyici etkisini üzerlerinden atmalarına
yardımcı olunuyor.Beyin fırtınası sırasında üyelerin
olabildiğince çok sayıda fikir ve çözüm üretmesinin yanında
diğer üyelerin ürettikleri fikir ve çözümleri geliştirmeye
çalışmaları da teşvik ediliyor.
Beyin fırtınasının hareket noktası bireyin grup halindeyken
tek başına ürettikleri çözümlere kıyasla daha yaratıcı
çözümler üretebildiği görüşüne dayanıyor. Beyin fırtınası
sırasında bireylerin birbirleriyle serbest olarak
etkileşmeye yönlendirilmeleri de bu çalışmanın verimini
artırıcı bir etken.Sunulan fikir ve çözümler uçuk olabilir,
kullanım değeri olmayabilir;ancak,diğer grup üyelerinin
düşüncelerini tetikleyici olması oldukça önemlidir.Amaç,
düşünceleri geliştirmek ve bakış açısını değiştirmektir.Bu
düşüncelerin değerlendirmesi uygulama tamamlandıktan sonra
yapılır ve fikirlerden tercih edilmeyenler elenir.
Uygulamanın temel esprisi ilk aşamada üretilen düşüncelerin
niteliği değil,niceliğidir.
Sorunun “Hayvanlara karşı duyarlılık nasıl
geliştirilebilir?” olarak belirlendiği bir beyin
fırtınasında 40 dakika süreyle üretilen yüzlerce düşünceden
bir kısmı şöyleydi:
*Hayvan adıyla küfredilmesin,
*Herkes hayvan olarak yaşasın,
*Ali Babanın çiftliği şarkısı sık sık söylensin,
*Hayvan mahkemeleri kurulsun,
*Yeşilçam da bol bol hayvan filmi çekilsin,
Hayvanlara seçme ve seçilme hakkı tanınsın.
Bir başka beyin fırtınası uygulamasında ise sorun;
“Motorları stop etmiş ve demir atmış bir savaş gemisinin
üzerine hızla yüzer bir mayın geliyor.Bu mayından kurtulmak
için ne yapılabilir?” olarak belirlenmişti.çözümlerden bir
kısmı şöyleydi;
*Bütün askerler güverteye çıksın ve eş zamanlı olarak var
güçleriyle mayına doğru üflesinler.
*Bütün yangın hortumları güverteye çıkarılsın ve muslukları
açılarak mayına doğru basınçla su sıkılsın.
Farklı bir uygulama da “Depremlerdeki risk nasıl
azaltılabilir?” sorununa yönelik olarak yapıldığında gelen
çözümler şöyleydi:
*Binalar deprem amortisörleri üzerine inşa edilsin
*Deprem paratonerleri kurulsun,
*Binalar yere değmeyecek şekilde askılar üzerine inşa
edilsin.
Reklamcılık alanında uygulamalarına çok sık rastlanan bu
yöntem başka iş alanlarında da kullanılabiliyor.Hatta Avrupa
da dev şirketlerin yöneticileri, satış elemanları ve
müşterileriyle stadyum büyüklüğünde alanlarda bir araya
gelerek bu tür uygulamalar yapıyorlar.İş dünyasında sık
rastlanan bu yöntemin eğitimde uygulamasının artırılması
yoluyla önemli açılımlar sağlanacağı düşünülüyor.Eğitimden
geçen gençlerin bakteriler gibi birbirinin tıpatıp aynısı
özelliklerde birey grupları oluştururcasına aynı kalıba
sokulmalarının; sınırlılıklar,tutuculuklar ve dar bakış
açıları getirdiği artık kabul edilmesi gereken bir
gerçek.Günümüzde bireylerin eğitimleri ilerledikçe
özgünleşmeleri bekleniyor.
Beyin fırtınası estirmenin eğitimdeki uygulamalarına okul
öncesi eğitimde rastlanabiliyor. Sonbahar konusunun
işleneceği bir sınıf ortamında öğretmen bir gün önceden
çocukları sonbaharla ilişkili olan bir şey getirmeleri ya da
üretmeleri üzerine yönlendiriyor.
Ertesi gün sınıfta bahçeden topladığı kuru
yaprakları,şemsiyesini ya da sonbahar meyvelerinden birini
getiren,sonbahar resmi yapan,yağmurluğunu giyip okula gelen
çocuklarla birlikte sonbahar üzerine düşünüp
konuşuyorlar.Böylece çocuklar “Sonbaharda yapraklar
dökülür,yağmur yağar,değişik meyveler çıkar” bilgisini kalıp
halinde öğretmeninden almanın yaratacağı düşünce tembelliği
tehlikesine maruz kalmamış oluyor.Üstelik de sınıfa
getirdikleri nesneler üzerinde düşünüp konuşurlarken yeni
açılımlar elde edip geniş açılı ve alternatifli düşünme
gücünü kazanma yolunda da ilerlemiş oluyorlar.Bu örnekte,
düşünme gücünü artırmada etkili olan yalnızca beyin
fırtınası değil, çocuğun öğrenme etkinliğine aktif katılarak
okula bir malzeme getirmesi ve bir anlamda bu uygulamayı
yaşantısına sokabilmesi de önemli.
Beyin fırtınası konusunda araştırmaları olan Tony Buzan bir
uygulama sırasında ortaya çıkan bir durumu şöyle
özetliyor;”Londra’nın kenar semtlerinden birinde
yaşayan,kafasının çalışmadığını düşünen ve bu düşüncesi
öğretmeni tarafından pekiştirilen 8 yaşındaki bir çocuktan
‘mutluluk’ konusu üzerinde beyin fırtınası yaparak,ona
hatırlattığı diğer kelimeleri yazması istendi.Çocuk 10
kelime yazdıktan sonra “Daha yazabilir miyim?” diye
sordu.Olumlu yanıt alınca çok sayıda kelime yazdı ve
üretmenin keyfiyle enerji kazandı.Oturuşu dikleşti ve
bağırarak “ben akıllıyım ben akıllıyım “ dedi.Sanırım
okuldaki eğitiminde bir aksama vardı” |
|
Düşüncelerinize Engel Koymayın!!! |
Beyin
fırtınası: Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel
koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan
fikir yaratma yöntemi. Bu kavram bir reklamcı olan Alex
Osborn tarafından geliştirilmiştir.
Tanım
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir;
Beyin fırtınası sırasında fikirlerin akla gelir gelmez,
açığa çıkması istenir. Fikirler başta yargılanmaz ve
eleştirilmez, hiçbir fikir saçma olarak değerlendirilmez,
böylece kişinin tüm fikirlerini çekinmeden, aklına geldiği
gibi sunması sağlanmaya çalışılır. Yargılama yapılmadığı
için fikirlerin birbirini besleyeceği ve evrileceği
varsayılır.
Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek, hayal yoluyla
düşünce ve fikir üretmek için kullanılan yaratıcı bir
tekniktir.
Kullanım Alanları:
•Yeni ürün geliştirilmesi: Yeni ürünlerin yaratılması veya
varolanların geliştirilmesi için.
•Reklamcılık: Ürün kampanyası geliştirmek için.
•Problem çözmek: Temel nedenler, alternatif çözümler, etki
analizi.
•Üretim yönetimi: İşin ve üretim aşamalarının
geliştirilmesi.
•Proje yönetimi: Müşteri isteklerinin belirlenmesi,
risklerin saptanması, kaynakların, görevlerin, yapılabilir
olanların, sorumlulukların ve sorunların belirlenmesi.
•Takım oluşturma: Katılımcıları düşünmeye teşvik ederek
fikirlerin paylaşılması ve tartışılması.
Bir Beyin Fırtınası Toplantısı için İzlenecek Kısa Yöntem
Bir beyin fırtınası toplantısının yöntemi konusunda değişik
yollar izlenebilir, aşağıda genel hatları ile izlenecek
yöntem özetlenmiştir.
•Orta büyüklükte bir toplantı odası bu amaç için
kullanılabilir. Odada herkesin oturmasına yetecek kadar
sandalye bulunmalıdır. Odada dikkati dağıtacak, telefon,
saat gibi şeyler olmamalıdır, cep telefonların ve
alarmlarının kapatılması gereklidir. Odada tahta, projektör
cihazı, tepegöz gibi görsel desteklerin bulunması
gereklidir. Çay, kahve ve yiyecek toplantı sırasında
tüketilebilir.
•Konuyla ilgili kişiler toplantıya katılması için davet
edilir, bu kişilerin konunun uzmanı olmaları gerekli
değildir. Toplantıdan önce kişiler toplantı konusu hakkında
bilgilendirilmelidir.
•Tartışılacak konu başlığı, genellikle soru olacak şekilde
herkesin görebileceği şekilde, bir panoya (veya benzeri)
yazılmalıdır.
•Herkesin fikrini bir kağıda veya post-it kağıtlarına
yazması sağlanır veya bir kişi bütün fikirleri tahtaya
yazar. Bu yazılanların toplantıya katılanların görebileceği
bir şekilde düzenlenmesi yapılır.
•Bir kişi toplantı’yı yönlendirmek için seçilir, bu kişi
herkesin fikrini belirtmesini, saçma veya komik gözükse de
tüm fikirlerin açığa çıkmasını sağlamalıdır. Toplantı
yönlendiricisi, toplantının odağını kaybetmemesi için uğraş
vermelidir.
•Belli bir süre sonunda fikir yaratma sürecine son verilir.
•Fikirler, konularına ve ana sorun ile ilişkilerine göre
sınıflandırılmalıdır. Bu işlemi toplantı yönlendiricisi
yapar. Fikirlerin tartışılması bu aşamada yapılır, ek
fikirler üretilmesi mümkündür.
•Ana konu ve ilgili sorunları ile ilgili fikirler aşamalı
olarak tartışılır.
•Liste tekrar gözden geçirilmeli ve herkesin listeyi
anlaması sağlanmalıdır. Bu sırada yinelenen veya saçma
fikirler listeden çıkarılmalıdır. |
|
Fırtına Gibi Esip, Fikir Üretme |
Konuyla
iliskili veya iliskisiz bir grup insanin , bir araya gelerek
çok kisa bir sürede , tanimlanmis bir sorun veya konu
üzerinde çok sayida fikir ve öneri üretmelerine “Beyin
Firtinasi” denir. Bir grup insanin çok sayida fikir üretme
yöntemi olarak özetlenebilir.
Üretilenler sonradan taranip , onlardan yola çikarak tekrar
yeni fikirler üretilebilir. Böylece çözümler , yeni
çözümleri üretmeye baslar.. Beynin üzerindeki baskilarin
kaldirilabilmesi halinde , kapasitesini zorlayarak
üretebilecekleri , gerçek bir düsünce zenginligi olacaktir
..
Bu sirada üretilenler üzerinde grup disindakiler gibi ,
gruba dahil olanlar da , dogaldir ki degerlendirme ve
uygulama çabasina gireceklerdir .. Bu eylem bir “beyin
jimnastigi”dir . Beynimiz daha üretken olmayi bu yolla
ögrenecektir. Fakat esas amaç ; üretilenlerin hayata
katkisini saglamaktir .Yani bu eylem ayni zamanda ugras
alanimiza sürekli sermaye veren bir fikir platformu
olacaktir. Üzerinde sanatsal ya da teknik üretim
yapilabilecek birçok özgün fikir bu yöntemle su üzerine
çikacaktir ..
BEYIN FIRTINASINDA KURALLAR VE YÖNTEM :
1- Rahatlayin, gevseyin , kendinizi fikir üretmek için
zorlamayin ; “onlari bulun !”. Fikirler adeta
kendiliklerinden gelsinler. Geldikleri gibi önerin !.
Kendinizi hosça vakit geçiriyormus gibi hissedin.
Önerilerinizden ötürü kinanmayacaginizdan emin olun. Komik
olmayi göze alin. Bunu gurur meselesi yapmayin !..
2- Uygulama sirasinda “üretilenler” üzerinde degerlendirmeyi
mutlaka sonraya birakin . Aninda degerlendirme ; ön yargili
olmaktir. Yani yaraticiligin bas düsmani !..
3- Olabildigince “çok” sayida öneri olusturmak esas amaçtir.
“Çok” içinden en yararliyi bulmak daha olasidir . Kendinizi
“sadece daha çok sayida fikir” üretmeye sartlayin ..
4- Uygulama sirasinda “elestirmek yasak” ,
“eklemek , gelistirmek serbesttir” .Üretilen hiçbir
fikri ; dogru , yanlis ; ise yarar ,yaramaz ;
güzel ,çirkin diye veya baska sekilde degerlendirmeyin.
5- Fikirlerin alabildigine “çilgin” olmalari hosgörü
Ile karsilanacaktir .Çünkü “çilgin”dan
“mantikli”ya geçmek bunun tersini yapmaktan
daha kolaydir.
6- Üretilen fikirlerden yeni fikirler üretilebilecegi gibi ,
fikirlerin birlestirilmesi ile de fikir üretmek
olasidir . “Esinlenmek, gelistirmek , fikri baska
biçimde kullanmak serbesttir”..
7- Fikir üretme süreci yavas gelisiyorsa , esnek ve
rahat olunmadigina ve fikirlerin kisisel deger
süzgecinden geçirildigine isarettir. Bu konuda
kendinizi ve grubunuzu uyarin..
UYGULAMA VE SÜRELER :
Bu çalisma ; en az yedi en çok on bes kisi ile 30 dakikalik
seanslar halinde yapilacaktir. Deneyim kazanan grubun , ayni
konu ile fakat üyelerin ½ si degiserek çalismayi
tekrarlamasi üretimi arttiracak , fikirleri
zenginlestirecektir. Iki seans arasinda çesitlenme ve
canlandirma saglamak için grup ikiye ayrilir. Iki gruptaki
herkes , bu sefer bir dosya kagidina sorunu yazacak,
ardindan bes dakika içinde üretebildigi kadar fikri altina
dizeleyecektir. Bunun ardindan bes defa ikiser dakikalik
sürelerde herkes digerinin kagidina ekler yapmaya çalisir.
Sonunda iki grubun üretimi sayisal olarak karsilastirilir.
Grup tekrar birlesir ve ikinci sözel firtina seansi baslar..
Arada yapilan,yarisma havasindaki bölümde kimi ögrenciler ,sikisik
düzen ve yüksek tansiyondan ötürü daha yaratici
olabileceklerdir. Kimileri ise bu sikisikliktan sonra gelen
sözel bölümün rahatliginda daha üretken olduklarini fark
edeceklerdir .
FIRTINADAN SONRA
Ilk uygulamada hizla ve çok sayida fikir üretildikten sonra
olasi bir duraklama dönemi beklenebilir. Çünkü baslangiçta
bireysel zorlama ile üretilen fikirlerin sonuna
yaklasilmistir. Telasa kapilmaya gerek yoktur. Böyle bir
duraklamanin yarattigi gerilim bir ölçüde insanlari uyarma
görevi yapar . Unutmamalidir ki ; doga mucizesi “dogum” da
zahmetli bir dönemin ardindan gerçeklesir.. Özellikle
birbirlerinin fikrinden yararlanmayi akil eden bireyler bu
dönemi basari ile atlatirlar .. Tekrar zengin bir üretim
dönemi baslar ..
Ögretmenler ve ögrenciler , egitim süresince
karsilasacaklari her dar bogazda bu yönteme basvurabilirler.
Sonuçsuz grup tartismalari yerine sonuç veren beyin
firtinasi daima tercih edilmelidir. Çok defa bir soru soran
ögretim üyesi ,cevabi da kendisi vermekte , kurmayi
düsündügü “diyalog” genellikle “monolog” olarak
sürmektedir..
Ögrenciler ; yillar boyu hiçbir konuda fikirleri sorulmadan
, her isi belirli kaliplar içinde , tek çözümlü ve daima
ögretmenin istekleri dogrultusunda görmeye alismistir.
“Beyin Firtinasi” bu yüzden yeni bir sok etkisi
yaratabilecektir. Fakat bu yöntemle zorluklari asarak
birlikte çalisma bilinci elde edecekler , ne kadar yaratici
ve üretken olduklarini inandirici biçimde kanitlayacaklardir
.Bu
yöntem , genel bir moral egitimin yaninda , ögrencilerin,
birbirlerinin fikirlerine saygi duymasini saglayacaktir.
Böylece girisim güçlerinin ve kendilerine güvenin artmasi,
Üniversite öncesi yitirilmis bazi degerli özelliklerin
kazanilmasi mümkün olacaktir . |
|
Beyin Fırtınası Etkinliği |
Beyin
Fırtınası Etkinliği, bir konuşma tartışma tekniğidir.
Normal bir tartışma ortamında tartışanlar, fikirlerinin
eleştirilmesinden çekindikleri için her fikirlerini
cesaretle söyleyemezler. Beyin Fırtınasında fikir eleştirme
yoktur. Bu, katılımcıların her fikrini rahatça söylemesini
sağlar ve ortaya bir çok fikir çıkar. Katılımcılar sırayla
ve hızlı hızlı fikirlerini söylerler, bekleme olmaz.
Ortada iki tane havuz oluşturulur - bir sorun havuzu ve bir
çözüm havuzu. Fikrini söyleyen kişi fikrini bir karta yazar
ve havuzlardan uygun olanına yapıştırır. Etkinlik sonuna
kadar havuzda bir çok kart birikmiş olur. Etkinlik sonunda
kartlar ele alınır ve ayrıştırılır, benzer fikirler bir
arada tutulur ve değişik fikirler yanyana sıralanır. Bunlar
değerlendirilir ve sonuç kağıdına yazılır.
İstenirse etkinliğe ikinci bölümle devam edilir ve bu
bölümde uçuk fikirlerin - gerçekleşmesi çok zor veya hemen
hemen imkansız olsa da - söylenmesi istenir ve amaç bu uçuk
fikirlerden esinlenerek yeni bakış açıları kazanmaktır.
İstenirse bu uçuk fikirlere ilk bölümde de çok yer
verilebilir. Ortaya bir çok fikir çıkması istendiğinde
kullanılabilecek bir etkinliktir.
Kaynak: Öğretimi Planlama Uygulama ve Değerlendirme kitabı
(Ergin Erginer, Anı Yayıncılık)
Not: Kitapta bu etkinliğin çok daha iyi bir anlatımını ve bu
etkinliğin geniş bir hazırlıkla yapılmışgüzel bir
uygulamasını bulabilirsiniz. Ayrıca bir çok değişik konuşma
ve tartışma tekniği etkinliği de kitapta uygulamalı bir
şekilde anlatılmaktadır. |
|
Beyin Fırtınası İçin Yol Gösterici Dört Unsur |
Beyin
fırtınası seanslarının başarıya ulaşması , dört yolgösterici
unsurun belirlenip kullanılmasına bağlıdır . Bu unsurlar
şunlardır :
1. Değerlendirmenin sonraya bırakılması
2. Serbest bir ortam
3. Miktar
4. Çaprazlama – Geliştirme
DEĞRLENDİRMENİN SONRAYA BIRAKILMASI
Herkesin - seans yöneticisi de dahil - düşüncelerin
değerlendirmesini yapmayı seansın bitiminden sonraki bir
zamana bırakması gerektiği anlamına gelir . Seans sırasında
katılımcı , ne kendi ne de başkasının fikri üzerine
değerlendirme yapamaz . Grup yöneticisi bu gibi durumlara
izin vermemelidir .
SERBEST BİR ORTAM
Katılımcıların kendilerine koydukları sınırları kaldırmaları
ve akıllarına geldiği gibi konuşabilmeleri anlamına gelir .
İyisiyle kötüsüyle , akla uygun olanıyla olmayanıyla , bütün
fikirler hesaba katılır ve kaydedilir .
MİKTAR
Seans sırasında ortaya fikirlerin değerlendirilmesinin
sonraya bırakılmasıyla kalite tartışması da ertelenmiştir .
Katılımcılardan , niteliğine bakılmaksızın mümkün olduğu
kadar çok sayıda düşünce ortaya koymaları istenir .
ÇAPRAZLAMA – GELİŞTİRME
Katılımcıların öteki katılımcılar tarafından ortaya atılan
düşünceleri ele alıp geliştirebilmeleri anlamına gelir .
Katılımcıların seans sırasında ortaya attığı fikirler
dokunulmaz değildir . Bu fikirlerin sadece sahipleri
tarafından geliştirilmemesidir . Başka birinin düşüncesi
sizin aklınıza başka birşeyin gelmesini sağlıyorsa onu
söyler , geliştirir ve ileri götürürsünüz .
Bu kurallar seans boyunca hep göz önünde bulundurulmalıdır .
Seans yöneticisi bu dört temel ilkeyi gruptaki herkese
anımsatabilmeli ve kurallara herkesin uymasına sağlayacak
kadar özgüvenli bir tavır sergileyebilmelidir .
BEYİN FIRTINASININ KADEMELERİ
Beyin fırtınası seansının altı kademesi vardır :
Sorunun belirlenmesi ve tartışılması
Sorunun yeniden tanımlanması
Yeni tanımlardan birinin temel alınması
Isınma turu
Beyin fırtınası
En akla gelmeyecek düşünce
Bu kademelerin herbiri önemlidir ve bir kademe tamamlanmadan
diğerine geçilmemesine dikkat edilmelidir . Bu özellikle de
sorunun yeni tanımlarından birinin çıkış noktası olarak ele
alınacağı üçüncü aşama için önemlidir . Bu aşamadan önce
beyin fırtınasına geçilmesine olanak verilmemelidir .
SORUNUN TANIMLANMASI VE TARTIŞILMASI
Seansa katılan herkesin , sorunun ayrıntılarını bir ölçüye
kadar bilmesi beklenir . Topluluk içindeki üyelerin o sorun
hakkındaki bilgileri değişik düzeylerde olabilir . Bu
aşamada sorunun tanımlanması ve tartışılması , konuya daha
az hakim olanlara sorunun niteliği hakkında belli bir bilgi
vermek için kullanılır . Bu bilginin minimum miktarda olması
önemlidir . Zira derinlemesine bilgisi olmayan
katılımcılardan beklenen , yalnızca sorunu anlayacak kadar
teknik ayrıntı bilmeleri , fikir oluşturmalarına
engelleyecek kadar ayrıntıya boğulmamalarıdır . Görüleceği
gibi , beyin fırtınası seansı farklı disiplinlerden
gelenlerin beraber çalışmasıyla oluşturulur .
Katılımcılardan bazıları , doğrudan doğruya , sorunla teknik
açıdan ilgilidirler . Farklı alanlardan gelen diğer
katılımcılar ise bu aşamada bir tanıtım bilgisine gereksinim
duyarlar .
Sorunun tanımlanmasına ve tartışılmasına ayrılan süre kısa
tutulmalı ve on dakikayı aşmamalıdır . Bu aşamada analitik
yaklaşımlı sorulardan ve çok fazla ayrıntıya girmekten
kaçınılmalıdır . Sorun seansın düzenlenmesini isteyen kişi
tarafından veya sorun hakkında bilgisi olan biri tarafından
anlatılmalıdır . Çalışmanın yapılmasını isteyen kişi sorunu
belli bir biçimde görmektedir ve soruna kendi gördüğü
biçimiyle bir çözüm bulunmasını arzu eder . Soruna farklı
yaklaşımlar , bir sonraki aşama olan “Sorunun Yeniden
Tanımlanması “ aşamasında ele alınacaktır ve görüşlerin
belirtilmesinin yeri o aşamadır . |
|
İş Dünyasında Etkili Bir Beyin Fırtınası İçin 10 Öneri |
Aklımıza
gelen her yeni düşüncede aslında yaratıcılığımızı kullanmış
oluyoruz. Ve yaratıcılığımızı sadece sanatsal alanlarda
değil, yaşamımızın her anında, mesela iş hayatımızda da
kullanabiliyoruz. Size sunduğumuz 10 öneri sayesinde
yaratıcılığınız gelişecek ve etkili beyin fırtınaları
oluşturarak başarınız artacak.
1. Kendinizi başkasının yerine koyarak aklınıza gelen
fikirleri değerlendirin. Bir düşünün; bir öğretmen, bir
avukat, bir oyuncu, bir sanatçı, bir gezgin, bir yazar, bir
mühendis, bir psikolog, bir ev hanımı ya da bir çocuk
bulduğunuz fikri nasıl değerlendirirdi? Eğer kendinizi başka
insanların yerine koyamıyorsanız direkt olarak onlara
düşüncelerini sorabilirsiniz.
2. Şimdi bir eleştirmen olun ve kendi fikrinizi objektif bir
şekilde eleştirin. Ortaya koyduğunuz her eleştiriyi yazın ve
olumsuz eleştrileriniz için çözümler üretin.
3. Bulduğunuz fikir ile hayatın başka alanları arasında
bağlantılar oluşturun. Mesela; politika, sanat, bilim, tıp,
astronomi vs… dünyalarına bakın. Fikriniz bu dünyalar ile
ortak şeyler içeriyor mu? Fikrinizi nasıl
genişletebilirsiniz?
4. Sanki elinizde bir büyüteç varmışçasına fikrinizi
derinlemesine inceleyin. Hangi noktalarını
geliştirebilirsiniz, hangi bölümlerini daha güçlü bir hale
getirebilirsiniz?
5. Fikrinizi sadeleştirin. Gereksiz bütün ayrıntılardan
kurtulun. Çok net ve açık bir hale gelsin.
6. Fikrinize bulduğunuz ismi, fikriniz ile ilgili kafanızda
canlandırdığınız renkleri, sesleri, kokuları, görüntüleri,
özellikleri ve işlevleri yenileyin.
7. Kitleler sizin fikriniz ile ihtiyaçlarını ve isteklerini
karşılayabilecek mi? Fikrinizi onların ihtiyaçlarına ve
dileklerine göre düzenleyin.
8. Fikrinize güvenilirlik, sabitlik, işlevsellik ve bunun
gibi ekstra özellikler ekleyin. Böylelikle onun değerini
artırmış olursunuz.
9. Geçmişe bakarak aynı alanda ya da konuda çalışmış
insanların neler yaptığını inceleyin. Eğer geçmişte
çözülmeye çalışılan bir sorunu ele alıyorsa fikriniz, daha
önce kullanılan taktikleri mutlaka değerlendirin.
10. Çok kararsız kaldığınız zamanlarda, cesaretinizi
artırmak ve daha kolay karar vermenizi sağlamak adına
yazı-tura oynayın. Eğer yazı tutmuşsanız ve yazı gelmişse
sorun yok ancak tura gelmişse ve tura için belirlediğiniz
yolu uygulamak size rahatsızlık veriyorsa asıl gönlünüzde
yatan yolu uygulayın. |
"GÜLÜMSEYİN
ÇÜNKÜ, BİZİM İÇİN DEĞERLİSİNİZ"
|
| |
|
|